Kekemelik Tedavisi
Kekemelik Kaderiniz Değil, Çözülebilir Bir Durum
Kalabalıkta konuşurken takılma korkusu…
“Ya yine kekelersem?” endişesi…
Kekemelik özgüveni zedeler, sosyal hayatı kısıtlar. Ama artık bununla yaşamak zorunda değilsiniz.
👉 Bilimsel yöntemlerle hazırladığımız kişiye özel kekemelik terapisi ile akıcı ve kendinden emin konuşmayı öğrenebilirsiniz.
Klinik Psikolog Asım Eren
30 yılı aşkın süredir psikoloji alanında çalışıyor, özellikle kekemelik, panik atak ve travma temelli sorunlar üzerine yoğunlaşıyorum.
Hacettepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü mezuniyetim ve Maltepe Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisansı ile akademik altyapımı tamamladım. Görme engelim nedeniyle hayatım boyunca birçok zorlukla karşılaştım, bu da bana danışanlarımı anlamam için güçlü bir empati kazandırdı.
Terapilerimde gizlilik, güven ve bilimsel yöntemler önceliğimdir. Amacım yalnızca konuşmayı akıcı hale getirmek değil, aynı zamanda danışanlarımın özgüvenini yeniden kazanmasını sağlamaktır.
Kekemelik Tedavisi Tekniğimiz
Kekemelik Nedir?
Kekemelik, çoğu kişinin sandığının aksine sadece konuşma problemi değil, psikolojik temelli bir durumdur. Doğru teknikler ve terapi desteği ile kontrol altına alınabilir ve çözülebilir.
Bilimsel ve Kişiye Özel Yaklaşım
Bizim terapimizin temelinde 5 önemli kontrol alanı vardır:
Düşünce Kontrolü: Negatif inançların yerine özgüveni artıran düşünceler yerleştirmek.
Nefes Kontrolü: Konuşmayı doğru nefesle desteklemek.
Konuşma Hızı Kontrolü: Takılmayı tetikleyen hızlanmayı dengelemek.
Duygu Yönetimi: Kaygı, stres ve heyecanı yönetebilmek.
Travmatik Yaşantıların Etkisi: Kekemeliği tetikleyen geçmiş olayların etkisini azaltmak.
Bu alanlarda yapılan özel çalışmalar sayesinde danışanlarımız akıcı ve kendinden emin konuşmayı yeniden öğreniyor.
Dikkat Edilmesi Gereken Nokta
Bugün internette veya bazı merkezlerde kekemelik için sahte ve bilim dışı yöntemler uygulanıyor.
Uzatarak konuşma gibi 1970’lerde terk edilmiş teknikler hâlâ kullanılıyor.
Terapiler çoğu zaman üniversite öğrencilerine yaptırılıyor.
Bu yöntemler kalıcı çözüm sunmuyor.
Biz ise bu konuda uzman klinik psikolog olarak, kekemeliği bilimsel teknikler ve terapi yöntemleriyle ele alıyoruz.
💬 Terapide Neler Yapıyoruz?
Nefes kontrolünü öğretiyoruz.
Konuşma hızını birlikte dengeliyoruz.
Negatif düşünceleri “pozitif inançlara” dönüştürüyoruz.
Size araba sürmeyi öğretir gibi, yeniden konuşmayı öğretiyoruz.
Kişiye Özel Kekemelik Programı
Seanslar danışanın yaşına, eğitim durumuna ve kekemelik seviyesine göre planlanır.
15 günlük veya 30 günlük özel programlar uygulanır.
Tek bir ücret ödeyerek, program sonunda akıcı konuşmaya kavuşmanız hedeflenir.
Kekelemeye Çözüm Var
Kekemelik Neden Olur?
Kekemelik, genetik, psikolojik, nörolojik ve çevresel birçok faktörün etkisiyle ortaya çıkar. Ailede kekeme bireylerin bulunması genetik yatkınlığı gösterir. Beyindeki konuşma merkezleri arasındaki iletişim sorunları da kekemeliği tetikleyebilir.
Çocuklukta yaşanan travmalar, ani korkular, kardeş kıskançlığı gibi duygusal etkiler kekemeliğin başlamasına neden olabilir. Ayrıca aile içi baskı, aşırı eleştiri ya da hızlı konuşma beklentisi çocuğun konuşurken kendini baskı altında hissetmesine yol açabilir.
Kaygı, özgüven eksikliği ve toplum önünde konuşma korkusu da kekemeliği artırabilir. Her bireyde farklı şekilde gelişse de, kekemelik uygun terapi ve destekle büyük ölçüde kontrol edilebilir.
Kekemeliğe Veda Eden Danışanlarımız
İstanbul, Kocaeli ve İzmit’te yüz yüze görüştüğüm; Türkiye’nin dört bir yanından ise online terapiyle ulaşarak kekemelik sorunlarına çözüm sunduğum danışanlarımın değişim sürecine tanık olun.
Sık Sorulan Sorular
Kekemelik hakkında danışanlarımın bana sıkça sorduğu soruları sizler için derledim, soruları okuyarak sizde kekemelik hakkında fikir sahibi olabilirsiniz.

Evet, kekemelik doğru terapi yöntemleriyle kontrol altına alınabilir ve tamamen ortadan kalkabilir.
Tedavi süresi kişiden kişiye değişir. Kekemeliğin şiddeti, süresi ve bireyin terapiye uyumu bu süreci etkiler. Bazı bireylerde birkaç ayda ilerleme görülürken, bazılarında daha uzun sürebilir.
Erken yaşta (özellikle 5–10 yaş arası) başlanan tedaviler daha hızlı ve kalıcı sonuç verir. Ancak yetişkinlerde de etkili sonuçlar alınabilir.
Hayır, kekemelik tedavisinde kullanılan spesifik bir ilaç yoktur. Tedavi; terapi, nefes egzersizleri, konuşma teknikleri ve psikolojik destekle yürütülür.
Evet. Özellikle topluluk karşısında konuşma, sınav kaygısı gibi stresli durumlar kekemelik belirtilerini artırabilir.
Bazı çocuklarda kekemelik geçici olabilir. Ancak 6 aydan uzun sürüyorsa mutlaka uzman desteği alınmalıdır.
Aileler sabırlı, anlayışlı ve destekleyici olmalı. Çocuğun konuşmasını düzeltmeye çalışmak yerine onu cesaretlendirmek önemlidir.
Kekemelik hem psikolojik hem de nörolojik ve genetik nedenlere bağlı olabilir. Bu yüzden çok yönlü değerlendirme yapılmalıdır.
Web sitemizdeki iletişim formunu doldurarak veya doğrudan bizi arayarak ilk görüşme için randevu alabilirsiniz.
Kekemelik, konuşma sırasında seslerin, hecelerin veya kelimelerin istemsiz şekilde tekrar edilmesi ya da uzatılması durumudur. Kekemelik belirtileri arasında konuşurken takılma, konuşmadan kaçınma, yüz kaslarında gerilme gibi davranışlar yer alır. Bu durum özellikle çocukluk döneminde ortaya çıkabilir ve erken fark edilmesi tedavi sürecini olumlu etkiler.
Gelişimsel kekemelik, genellikle 2–6 yaş arası çocuklarda, dil öğrenme sürecinde ortaya çıkan geçici bir konuşma bozukluğudur. Her çocukta görülmeyebilir, ancak bazı çocuklar stres, hızlı konuşma gelişimi veya genetik faktörlere bağlı olarak bu süreci yaşayabilir. Uzmana başvurmak, sorunun kalıcı hâle gelmesini önlemek adına önemlidir.
Kekemelik ile ilgili tedavi yöntemleri, kişinin yaşına, kekemelik düzeyine ve psikolojik durumuna göre belirlenir. Dil ve konuşma terapistleri tarafından uygulanan bireysel konuşma terapileri, nefes egzersizleri ve akıcılık çalışmaları oldukça etkilidir. Erken müdahale, başarı oranını artıran en önemli faktördür.
Konuşma terapisi, bireyin konuşma bozukluğunun türüne göre özelleştirilmiş egzersizler, ses ve ritim çalışmaları, nefes kontrol teknikleri ve özgüven geliştirme yaklaşımları içerir. Seanslar haftalık olarak planlanır ve terapi süreci çocuğun ya da yetişkinin ihtiyaçlarına göre şekillendirilir. Bu yöntemler aynı zamanda sağlık rehberi standartlarına uygun şekilde uygulanır.